Kısırlaştırma Ameliyatı Geçirmiş Kişiler Daha Sonra Tekrar Çocuk Sahibi Olabilirler mi ?

Kısırlaştırma ameliyatı geçiren bir kişi, daha sonra başka bir ameliyatla yeniden çocuk yapma yeteneğini kazanabilir mi? Şimdiki halde, yukarda anlatılan şekilde kısırlaşmış erkeklerin yeniden çocuk yapabilme yeteneğini kazanma ihtimalleri yüzde elliden fazla değildir. Aslında bir kez kısırlaştıktan sonra yeniden eski durumuna dönmek dünyada-kısılastırma-ameliyatıisteyenlerin sayısı çok azdır. Aynı şekilde kadınlar arasında da yeniden çocuk yapma yeteneği kazanmak isteyip yeni bir ameliyat geçirenlere çok az rastlanır. Çünkü, özellikle kadınlar, her şey den çok tıbbî nedenlerden ötürü, yani belli bir hastalığın cerrahî tedavisi olarak, ya da sağlıklarını, hatta yaşamlarını tehlikeye sokabilecek gebeliklerden kaçınmak için kısırlaştırma ameliyatı geçirirler. Kadınlar arasında kısırlaşma ameliyatı geçirdikten sonra tüplerini yeniden bağlatıp çocuk yapma yeteneğini edinebilme şansı % 10 dur.

Kısırlaştırma Ameliyat Sonrası Cinsel Yaşam

kisirlastirmaKısırlaştırma ameliyatı bedende hemen hemen hiçbir aksaklığa neden olmaz. Aynı şekilde, her iki eş de iyice düşünüp taşındıktan sonra, isteyerek, ikisinden birinin kısırlaştırma ameliyatı geçirmesi kararını aldıkları takdirde, ruhsal aksaklıklara çok seyrek rastlanır. Hatta gebelik tehlikesi tamamen ortadan kalktıktan sonra iki eş arasındaki tüm ilişkilerin daha geniş bir uyum kazandığı, yani kısırlaşmanın olumlu bir ruhsal etkisi olduğu bile söylenebilir. Vîsektomi yoluyla kısırlaşma gerçekleştik ten sonra gövdenin görünümünde herhangi bir değişikliğin olmadığı kesindir. Erkekliğe de hiçbir zarar gelmez, çünkü herhangi bir organ çıkarılmış ya da eksilmiş değildir. Aynı şekilde, fallop tüpleri kesilmiş o lan bir kadında hiçbir cinsel aksaklık görülmez. Cinsel haz, orgazm yeteneği eksilmez. Yumurtalıklara dokunulmadığı için bunlar sağlam kalırlar ve erken menapoz (yaş dönümü) tehlikesi hiçbir şekilde yoktur.

Kimler Kısırlaştırma Ameliyatı Olabilir ?

kisirlastirma-ameliyatıKısırlaştırma ameliyatı olmak için başvuran çiftlerin büyük çoğunluğu otuz ile kırk yaşları arasında olup çoğu kez iki ya da daha çok sayıda çocuğa sahiptirler. Bu kişiler ailelerini artık tamamladıklarını düşünmekte ve şu ya da bu nedenle diğer doğum kontrolü yöntemlerini kullanmamaktadırlar. Ayrıca, kadının gebelik ya da doğum sırasında çok güçlükler çektiği çiftler, kanları uyuşmadığı için (RH) çocukları yaşayamayan çiftler, ya da eşlerden birinde soydan geçme bir hastalık olan çiftler kısırlaşma ameliyatı için başvururlar. Bu çiftler arasında çok genç (yirmi ile otuz yaşlar arasında) olup yalnızca bir ya da iki çocuğa sahip olanlar bulunabilir. Ayrıca, çocuksuz olup çocuksuz kalmak isteyen çiftler de vardır. Eşlerden birinde tedavisi henüz mümkün olmayan umutsuz bir hastalık (yaygın skleroz ya da benzeri gibi) bulunabilir; ya da ailesinde kalıtımsal hastalık bulunan bir eş, çocuk yaptığı takdirde hastalığı aktarmaktan korkabilir. Kısırlaştırma ameliyatına başvuran bir başka grup da, geç yaşta, belki de ikinci kez evlenmiş ve bir önceki evlilikten çocuğu olup yeni bir aile yaratmaktan çekinen kişilerin oluşturduğu gruptur. Başka bir küçük grup oluşturan bazı genç çiftler ise aileleri kalabalık olmamakla birlikte ekonomik nedenlerden dolayı, dünyaya getirecekleri çocuğa gerçek gelişme ve eğitim imkânları sağlayamayacakları düşüncesiyle kısırlaşmayı göze alırlar. Evli olmayan kadın ve erkekler çok seyrek kısırlaştırma ameliyatı yaptırırlar. Zaten kısırlaştırma ameliyatlarının yasak olmadığı ülkelerde bile evli olmayanların kısırlaştırmalarına ancak çok özel koşullar altında izin verilir. Günümüzde, İngiltere gibi bir ülkede yılda ortalama yirmi beş bin kadın kısırlaştırma ameliyatı geçirmektedir. Ama bu ameliyatların çoğu doğrudan doğruya doğum kontrolü ile ilgili nedenlerle değil de başka tıbbî nedenlerden ötürü gerçekleştirilmektedir. Günümüzde. «grandes multiparae» olarak adlandırılan kadınlara, yani çok kolay gebe kalma eğiliminde olup sık sık yenilenen doğumlardan yıpranmış olan kadınlara, kısırlaşmayı öğütleyen jinekologların sayısı artmaktadır. Böyle durumlarda, kadın rıza gösterirse, kısırlaştırma ameliyatı çoğu kez son doğumunu yapan kadın hastaneden çıkmadan uygulanır. Ailesini fazla genişletmek istenmeyen birçok sağlıklı erkek, eşlerinin de onaylamasıyla vasektomi yaptırmaktadırlar. Bunu yapmayı tercih etmelerinin birçok nedeni vardır. Erkek ne yapması gerektiğini tam olarak anladığı takdirde, vasektominin, karısı üzerinde uygulanacak tüp bağlanması ameliyatından çok daha kolay olacağını da öğrenmektedir. İkinci bir neden de, erkek üzerinde yapılacak ameliyatın nispeten daha basit olduğu çifte anlatıldığında, birçok eş kendiliğinden vasektomiyi istemektedir. Eşlerini önemli ve karışık bir ameliyata sokacaklarına kendi üzerlerinde oldukça basit bir işlem uygulatmayı daha uygun bulmaktadırlar.